Hastalık Korkusu

kor

İnsanız nihayetinde hiç korkum yok diyenlerin bile mutlaka belli bazı korkuları var. Benim en çok şahit olduğum ise hastalık korkusu yanlış anlaşılmasın bu tanıdıklarım hasta olmaktan değil tedavi sürecinden korkuyorlar. Mesela Melis ( Antalya travestileri ) doktora gitmekten korkuyor iğne korkusu yüzündenmiş sanki her doktora gittiğinde kendisine iğne yapılacak zannediyor.Hasta olmaktan korkmak bizim toplumumuzun temel korkularından biri. Hatta bu yüzden hastaneye gitmeyen insanlar olduğunu biliyorum. Hastaneye gitmediklerinde hastalık teşhis edilmediği için kafalarının rahat olacağını düşünüyorlar. Farkındaysanız bu oldukça tehlikeli bir düşüncedir. Ön teşhis birçok hastalığı önceden engellemenin en önemli yoludur. Hastalıklar zihinsel bedende başlar ve fiziksel bedeni yavaşça etkiler. Haliyle birçok hastalığın –genetik olanlar dışında- genelde zihinsel bir alt yapısı vardır. Haliyle hastalıktan korkmak, zaten bedeni hastalığa açmak demektir. Bu konuda şunu bilmemiz çok önemlidir: Vücudumuz bizi hastalıklara karşı korumak için bütün donanımlara sahiptir. Tek yapmamız gereken şifalanmak için bu vücudumuzdaki donanımları zihinsel olarak desteklemek! Yani olumlu düşünmek. Bu süreçte sağlıklı beslendikten ve spor faaliyetlerini yaptıktan sonra arınık bir zihinle olabildiğince stresten uzak bir hayat yaşamak bizi sağlıklı kılacaktır. Tabi ki düzenli sağlık kontrollerini yapmak şartıyla. Bu süreçte stresten uzak durmanın en iyi yolu artık modern tıbbın da desteklediği meditasyondur. Meditasyonda uzmanlaştığınızda en stresli anda bile hafif trans haline girerek stresin üstesinden gelerek, zihninizi berraklaştırabilirsiniz. Bilmek ve deneyimlemek birçok korkuyu yenmenin anahtarıdır. Hastalanmaktan korkmamak için de hastalığın detaylarını bilmek yerine vücudun savunma yöntemini bilmek daha önemlidir. Burada biz bilgi edinmeyi, hastalığı araştırmak olarak algılıyoruz. İnternetten yarım yamalak bilgilerle belirtileri kontrol ediyoruz. Sonra da “Aa belirtiler uyuyor, var mıdır acaba?” diye paniğe sürükleniyoruz. Bu yöntemler oldukça yanlış. Eğer illa bir bilgi üzerine araştırma yapmak istiyorsak, bu hastalık üzerine değil, sağlığımızı desteklemek ve vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek için olmalıdır. Korkunuzu iyi tanımlayıp ona odaklanın ve üstüne yürüyün be birçok korkumu bu şekilde yendim çok şükür Allah korkusundan başka korkum kalmadı. Endişeleri rafa kaldırın korkusuz günler dilerim İclal.

Çare yok mu diyorsun?

Ne zaman kötü bir şeyler olsa hep çaresiz kaldığını düşünüyorsun hemen enerjin düşüyor ve daha dün cennet gibi olan dünya cehenneme dönüp seni yakıp kavurmaya başlıyor. Sen de çare yok zannedip umutsuzluğa kapılıyorsun yapma kardeşim her şeye çare var ölümden gari. Hepimiz zaman zaman çaresiz hissederiz. Çoğu zaman, umutlarımız çok uzakmış gibi durur. Hayat koşturmacasında bazen dibe vururuz. Çözüm uzaklarda değil yine sen de o zaman beni dinle. İyilik ve kötülük kavramlarını aklından çıkarma, başkalarının sözleri, eylemleri seni etkilemesin. Modern dünyanın göz alıcı yapaylıkları seni bozmasın. Çevre çok değişik bir faktördür. Sizi teşvik eden insanlar olacağı gibi enerjinizi bloke eden negatif insanlarda olacaktır. Onları takmamaya çalışın. Bu aileniz veya iş arkadaşlarınızdan biri olsa bile. Onu göz ardı ettiğinizde artık sizinle çok fazla uğraşmayacaktır. Bizi bloke eden en önemli nedenlerden biri doğru alışkanlıklar elde edememiş olmamızdır. Yoga, spor, yürüyüş, meditasyon ve dua bize çok iyi gelen şeylerdir. Genellikle hiç biri hayatımızda yoktur. Olumlama yapabilir ve dua edebilirsiniz. Çok hızlı bir şekilde enerjinizin blokesinin kalktığını göreceksiniz. Evet elimizde tuttuğumuz ve sırtımıza yüklediğimiz milyonlarca duygu yükü ve depresyonumuz var. Onları bırakmaya ise hiç niyetimiz yok gibi. Elinize bir kalem alın ve onu sıkıca tutun. Kalemin yere doğru tutulduğundan emin olun. Sizce o kalem nasıl yere düşebilir. Tek bir yolla elinizi açarak yani elinizi serbest bırakarak. Hepimiz kaygılarımız yüzünden enerjimizi sıkıyoruz. Serbest bıraktığınızda her şey değişecektir. Anlayış doğal bir dengedir. Doğanın döngüsüdür. Hiç bir aslan tüm ceylan sürüsüne saldırmaz. Çünkü bunun tüm dengeyi bozacağını ve kendini de yok edeceğini bilir. Birbirine tahammül edemeyen insanlar ile yaşıyoruz. Doğal olarak anlayıştan uzaklaşıyoruz. Ama gerçek aslında basittir. Çevrene anlayış duyarsan sana geri yansır. Bu kısaca YİNG ve YANG tır. Denge anlayışı getirir. Dengeyi keşfedin. Dengeli insan olmak demek arada dengesiz hareketler yapmamak değil elbette hayat bu bazen sarsacak, silkeleyecek ama sen dim dik ayakta kalacaksın. Azra ( Ankara travestileri ) elma armut muyum ki silkelenince düşeyim diye bir laf etmişti arkadaş ortamında söze bayıldım aldım sizinle paylaştım. Evet ne elmayız ne armut bizi kimse yıkamaz yeter ki enerjimizi düşürmeyelim. Sevgiler İclal.

Basit bir yöntemle sağlık

limo

Ülkemizde son yıllarda neredeyse herkes ya tansiyon hastası ya da kalp damar hastası neden bu hastalıklar bu kadar çok arttı? Sağlıksız gıdaların yükselişi sonunda gencecik insanlar bile kalp krizinden ya da j-kanserden aramızdan ayrılır oldu. Oysa çok basit bir yöntemle tüm bunlara dur demek elimizde nasıl mı işte sizin için araştırıp bulduğum bir sağlık iksiri mutlaka yakınlarınıza paylaşın. Sağlık olmadan hiç bir şeyin tadı olmuyor.

Tüm damar iltihaplarını tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor. Kolesterol ve lipidi düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor.), vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlıyor.Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor.Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.Tüm romatizmal iltihabi önleyor, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem yüzeylerinin yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniliyor, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor, felç ve inme riskini azaltıyor.Vücudun bağışıklık sistemini son derece mükemmel hale getiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle de damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden engelliyor. Kanser oluşumlarına karşı tüm vücudu koruyor. Kan inceltici kullananlar doktora danışmadan denemesin, düşük tansiyon problemi olanlar çok dikkat etmeli…İlacı hazırlayanın babasının koroner by-pass ile üç damarı değişecekken bu ilaç sayesinde %100 tıkalı damarları açılmış ilaç hazırlandıktan sonra sarımsaklar erir, koku etrafa yayılmaz. Kullanan üç kişi ile görüştüm hep son derece memnun olduklarını adeta gençlik iksiri olduğunu söylüyorlar. Tarif dediğim gibi çok basit malzemeler de sanırım hepinizin evinde vardır yalnız sadece sarımsağın gerçek Kastamonu sarımsağı olmasına özen gösterin çakma sarımsakların türediği son günlerde yanlış bir tarif vermeyelim. Malzemeler hiç su katılmamış sıkılmış saf limon suyu ve 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak bunları bir kapta birleştirdikten sonra kapınız cam olursa daha iyi sonuç alırsınız. Ben ve Sevde ( Ankara travestileri ) daha önce hazırladık kullanmaya başladık bile size sunmadan kendi üstümüzde denedik. Sonuçlar yakın zamandan belli olmaz ama ne fark eder en azından yan etkisi sıfır mutlaka siz de deneyin sağlıklı günler dilerim İclal.

 

 

Gülmek sadece sana özgü

gül

Gülmek evet sadece insanlara verilmiş çok özel bir yetenektir. Hayvanlardan ve diğer canlılardan bizi ayıran bir özelliğimiz akıl ise diğeri de gülmektir. Gülmek fiil olarak bile insanı mutlu etmeye yetiyorken hele bir de sevdiklerimize, etrafımıza karşı gösterilirse tadından yenmez. Mutlu olmanın yeğane temeli gülmek ile başlar. Sabah uyandığımız anda yüzümüze yerleştirdiğimiz ufak bir tebessüm bütün günümüzün güzel geçmesini sağlayacaktır. Timsahlar gibi ağlamak ikiyüzlü davranmak yerine gülün. Sevdiklerinize gül verin, gül veremiyorsanız gülüverin. Hiçbir zaman kendimle ve dünyamla alay etmeyi unutacak kadar önemli bilge vakur güçlü olmama izin vermeyeceğim. Bu konuda her zaman bir çocuk kalacağım çünkü ancak bir çocuk olarak kalırsam başkalarına tepeden bakamam ve başkalarına tepeden bakmadığım sürece de haddimi bilirim. Dünyaya güleceğim. Gülebildiğim sürece yoksul olmam. Bu o zaman tabiatın en büyük armağanlarından birisidir ve ben bunu artık har vurup harman savuramam. Yalnızca gülerek ve mutlulukla gerçek başarı haline gelebilirim. Emeğimin meyvelerinden yalnızca gülerek ve mutlulukla zevk alabilirim. Gülmeyi çok sevdiği için göbek adını Gül ( Manisa travestileri )  olarak değiştiren Emel gül Emel diyorum ben ona sen hep gül güzel arkadaşım olur mu? Eğer bu böyle olmasaydı başarısız olmak çok daha iyi olmaz mıydı? Başarıdan zevk almak için mutluluğa sahip olmalıyım ve kahkahalar bana hizmet eden odalıklardır. Dünyaya güleceğim. Mutlu olacağım. Başarılı olacağım. Gülmek, beyin hücreleri tarafından salgılanan endorfin ( Beta-endorphin) salgısını artırarak vücudu rahatlatır. Endorfinin öncül maddesi prodinorfin üreten beyin hücreleri nöronlar, birincil olarak hipotalamus’ ta, limbik sistemde ve beyin sapında bulunurlar. Gülmek, zevk almak, zevk duymak durumunun bedensel bir yansımasıdır. Gerçekte insan, zevk aldığı için güler ama siz isterseniz her koşulda gülebilirsiniz. İster içinizden gelerek, ister çevrenize iyi görünmek için, ister zoraki olsun, bu durumların her birinde endorfin salgısı artar. Nasıl gülerseniz gülün sonuç değişmez. Bunu unutmamanız gerekir. Kahkahayla gülmenin insan sağlığı üzerine olan etkisi, bütün kültürler tarafından kabul edilmektedir. Gülmek sadece neşeli olmak için değil, sağlıklı olmak için de koşul olmuştur. Gülmek insana yaşam sevinci verir. Gülün güldürün bu dünyada unutulmayacak olan insanlar etraflarına neşe saçanlar olacaktır. Gülmekten ayrılmayın sevgilerimle İclal.

Bilgelik sensin

bilgelik

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilge olmak için kuralları bilmen gerekiyor başkaları gibi yaşamaya çalışmak seni sadece taklitçi yapacaktır ama asla bilge olmazsın. Önceliğin her zaman kendin olmalı. Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster. Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. Yalnız kalmak sandığın kadar korkunç değil hem bu arada Meral (Marmaris travestileri ) kendini anlama ve tanıma fırsatı bulup hayata bakış açını da değiştirebilirsin. Sen önce ben demeyi öğrenmelisin. Bunu yaparken bencil olmaktan kaçınmalısın bencil insanları kimse sevmez ben de sevmem. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmediğine bakarak kararlarını ver. İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama. Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mı olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır. Sevgiyle kal İclal.

Yalandan kim ölmüş?

yala

Gözünüzün içine bakarak yalan söyleyenlerle muhakkak karşılaşmışınızdır. Söyledikleri yalanları bir de öyle süslerler ki gerçek zannedip onlara inanırsınız. Oysa yalan söylemek bence kul hakkına girmenin en kötü ve en çok kullanılan yoludur. Bir yalancıya denk geldiğinizde bildiğiniz bütün doğrular alt üst olur hayalleriniz yıkılır ve kandırılmanın acısını yaşarsınız. Öyleyse yalancıları ayırt etmenin bir yolunu öğrenmeliyiz. Yalan nasıl anlaşılır bilmek için bu yazıyı okumaya devam edin ve kimsenin sizi kandırmasına izin vermeyin. Eğer birisine ‘Nerede kaldın? diye sorduğunuzda karşınızdaki ‘Markete gittim ve yumurta, süt, şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım’ gibi detaylı olarak bir şeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Çok fazla detay, onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir. Kısa ve net cevapların içinde yalan olmaz. Uzun ve süslü cümlelerden mutlaka yalan bekleyin demiyorum ama şüphelenebilir ve araştırabilirsiniz. Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir. Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir. Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür. Eğer birinin yalan söylediğini anlamak istiyorsan yaptıkları ile anlattıkları arasında tutarsızlık olup olmadığına bakabilirsin. Çok küçük hareketler, mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır. Genellikle ikinci dakikanın yirmi beşinci saniyesinde civarında bir gizli duyguyu anlatır. Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa, gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir. Yaşamda eğer bir seçim yaptıysak sağlam durmak zorundayız. Benim tanıdığım bir yalancılar kralı Marmaris travestilerinden bir dostumu yıllarca kandırmayı başarmış ve hiç birimiz bunu anlamamıştık usta yalancılara karşı her zaman uyanık olmak zorundayız. Ne yazık ki dürüstlük pahalı bir mülk ve herkese nasip olmuyor. Eğer yalanlarla yaşamayı seçerseniz hayattan çok zevk almayabilirsiniz ancak bu her zaman mutsuz olacağınız anlamı taşımaz. Eğer doğrularla yaşamayı seçerseniz hayattan çok fazla memnuniyet duyarsınız ancak bu zaman zaman olumsuz gelişmeler yaşamayacağınız anlamına gelmez. Genel olarak her zaman yalan söylemekten çok güvenilir olmak çok daha iyidir. Yalandan kimse ölmez demeyin yalan insanı içerden öldürür. Dışarıdan yaşadığını sanırsınız ama o artık yaşayan bir ölüdür çünkü güven duygusunu kaybetmiştir. Doğrulardan şaşmayalım sevgiler İclal.

Farkında ol

pozitfi

Hayat yaşamak için oldukça zor dönemleri olan meşakatli bir iş gerektiriyor. Bu yaşam güçsüzler için değil. Bu yaşam güçlü, kararlı, Ne istediğini bilen, kendinden emin olanlar içindir. Bu yaşam, uygun çözümleri, uygun cevapları bulmaya hevesli,bedeli ne olursa olsun, ödemeye hazır bunun için yola çıkmaya yeni keşifler yapmaya istekli varlıklar içindir.Hata yapmaktan herkes kadar korkuyorsun biliyorum ama korkma.Kendi sınırlarını çizip içinde yaşamak sıkmadı mı hala kabuğundan çıkma vaktin geldi de geçiyor.Bilmelisin ki: Ayaklarını yerden kesip suya dalmadıkça, yüzmeyi asla öğrenemezsin. Kendi ayakların üzerinde durmayı öğrenmedikçe asla ruhsal olarak büyüyemezsin. Bunu başarmak için cesur ol mutlak bir güven ve inanç içinde yoluna devam et; Tüm karşı koymalara aldırmadan uygun olduğunu bildiğin her şeyi yap. İç görü ve sezgilerinin yolunu takip et; Ne kadar küçük olursa olsun. İlk adımı isteyerek at. İyileşmeyi ve öğrenmeyi tüm içtenliğinle istersen, mucizeler mutlaka gerçekleşecektir. Pozitif olumlama kitaplarını bu aralar sıklıkla okumaya başladım ve hayata bakış açım değişti. Bu konuda benim idölüm olan İstanbul travestilerinden Ferra dünyanın sınırlarının pozitif düşünce ile aşılacağını ve mutlaka isteklerimizi evrene sunmamız gerektiğini söylüyor aynen katılıyorum. Evrenden isteklerimizi sıralarken makul olmak, mantıklı olmak şartı var ama siz isteyin ve bu uğurda elinizden geleni yapın. Eğer hissettiğiniz gibi olduğunuza inanıyorsanız, hayatınız gerçekten de düşüncelerinizden ve duygularınızdan filizlenir. Olumlamalar veya olumlu cümlelerin tekrar tekrar söylenmesi ruh halinizi çok daha yüksek seviyelere çıkarabilir. Düşüncelerimizi kelimelere dökerek ve daha sonra da niyete çevirerek istediğimiz şeylerin gerçek olmasını destekleyebiliriz. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. Zor zamanların hayatın geçici dönemleri olduğunu fark edin. Eski alışkanlıklarınızı bıraktıkça bunlar da geçecektir. İçinizde bulunan yaratıcı enerjiyle her şeye uyum gösterebilen bir varlık olmanız sizi sürekli yeni ve parlak fikirlere doğru götürüyor. Zor zamanları çok fazla büyütmeden zamana yaymaya çalışın umarım bütün düşünceleriniz istediğiniz şekilde gelişir. Sevgilerimle İclal.

Beyaz lahana ve sağlık

yer-lahanasi

Kış sebzesidir bilirim kokusu da berbattır onu da bilirim ama sağlık deyince şöyle bir düşünmek lazım lahananın sağlığa faydasını da saymakla bitiremeyiz. Toksinleri uzaklaştırma özelliğinin olmasından dolayı beyaz lahana birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaya başlandı. Özellikle alternatif tıp dünyasında yer alan birçok uygulamanın kanunen modern tıp alanında da kabul görmesi lahananın gün geçtikçe daha da ön plana çıkmasına vesile olmaktadır. Bu mucizevi özelliklere sahip olan sebzenin ayrıca romatizma ağrılarına da iyi geldiği bilimsel açıdan kanıtlandı. Lahana sevmem diyenler özellikle de sen Balıkesir travestilerinden Işıl bir daha düşün lahanayı artık tüketmeni şiddetle tavsiye ediyorum bak burada da bitmiyor faydaları sayıyorum not al. Kalp krizi gibi ciddi sıkıntıları da engellediği bilinen beyaz lahananın ayrıca sivilceleri yok ettiği biliniyor. Beyaz lahana ile yapacağınız cilt maskeleri sayesinde özellikle ergenlik döneminde çıkan sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz. Hücre yenileme özelliği olduğu için sivilce lekelerinin de ortadan kalmasına vesile olacaktır. Sivilceleriniz için kozmetik dükkanlarında dünya kadar para vermeyi göze alıyorsanız siz bilirsiniz ama bana sorarsanız kışın pazardan bir büyük lahana almayı deneyin derim. Çorbası, salatası, turşusu, yemeği ve sarması yapılan beyaz lahananın bu kadar yararı olduğu gibi zararı da bulunmaktadır. En büyük zararları arasından aşırı derecede gaz yapması yer alıyor. Ülser gibi mide problemi olan kişiler beyaz lahana tükettikleri zaman midelerindeki yanma oranı artacaktır. Her şeye rağmen lahana tüketmeyi istiyorsanız önce lahanayı haşlayın ve haşlanma sonucunda açığa çıkan suyu dökün. Bu suyu dökmeniz lahananın gaz yapma oranını ciddi derecede düşürecektir. Gastrit ve reflü ciddi bir rahatsızlıktır çeken bilir benim özellikle geç saatlerde ağır yemekler yedikten sonra midem de yanma boğazıma doğru gelen acı su tadı oluyor bu yüzden daha dikkatli oluyorum yiyeceğim şeyleri seçerken siz de öyle yapabilir sağlığınızı koruyabilirsiniz insanın sağlığından daha önemli hiçbir şey yok. Lahananın bir diğer faydası ise hücre yenileme özelliğidir. Lahana çeşitli kürlerde kullanılarak cilt hücrelerinin yenilenmesi ve insanların genç bir görünüme kavuşması adına kullanılmaktadır. Son zamanlarda Avrupa’nın en önde gelen kozmetik firmalarının üretmiş olduğu birçok krem ve losyon içerisinde beyaz lahanaya yer verdiği biliniyor. Lahanaya devam sevgiler dilerim İclal.

Böbrek Sağlığı

böbrek

Böbreklerimiz hani vücudumuzdaki bütün toksin maddelerin atıldığı yer peki bu kadar önemli olan organlarımızın kıymetini biliyor muyuz? Hatırlamakta fayda var, böbrekleriniz bütün gün boyunca, kanınızı atıklardan ve toksinlerden arındırmakla uğraşır. Bu önemli fonksiyonu bir imtiyaz olarak algılamayın; zira sağlığınız ve yaşam kaliteniz buna bağlıdır. Böbreklerimiz bir an bile durmadan çalışmaya devam ederken neler yaparlar bir bakalım. Kanı filtreler, arındırır, fazla tuz ve toksinleri giderir, hormon salınımını tetikler ve tüm bunların sonucu olarak da, kan basıncınız daha iyi şekilde düzenlenmiş olur ve vücudunuz elektrolit dengesine sahip olur. Eminiz ki, siz bu tavsiyeyi daha önce duydunuz. Karbonat, doğal elektrolittir ve kandaki asiditeyi (pH seviyesini) düzenleyicidir. Böbrek rahatsızlığınız varsa, renal asidoz olarak bilinen, asiditenin artarak böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olduğu rahatsızlıktan yakınıyor olmanız çok mümkündür. Karbonatı evinden hiç eksik etmeyen Ankara travestilerinden Bade buzdolabı kokusundan tutun da cilt güzelliği için bile karbonatın faydalarından yararlanıyor. Karbonat ben mucize diyorum işte böbreklerimiz için de karbonat mucizesinden faydalanmak lazım geliyor. Karbonat, asiditeyi engelleyerek, pH dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve ayrıca böbrek taşı oluşumunu engelleyicidir, var olan böbrek taşlarının ise ilerleyerek böbrek fonksiyonlarını bozmasını önlemeye yardımcıdır. Bu sebeple, bir su bardağı suya bir çay kaşığı karbonat ilave ederek bu içeceği haftada en az üç defa tüketmek iyi bir fikirdir. Bildiğiniz üzere, zeytinyağı, oleik asit açısından zengindir ki bu asit de vücuda anti-enflamatuar etki yaparak fayda sağlamaktadır. Zeytinyağı ayrıca, mono doymamış yağlarla doludur ki bu yağlar böbrekler için çok iyidir. Sabahları, bir çorba kaşığı zeytinyağı ile birkaç damla limon suyunu karıştırın ve tüketin. Bu karışım, sizi böbrek taşı oluşumundan koruyacaktır. Gün içerisinde bacaklarınız şişiyor veya idrara çıkmakta zorluk yaşıyorsanız böbreklerinize mutlaka bir baktırın dünyada böbrek rahatsızlığı yaşayanların sayısı hızla artmakta bunu diyaliz merkezlerinin sayısının artmasından da anlayabiliyoruz. Sağlıklı böbrekler sağlıklı bir beden demektir. Elma sirkesi tabi doğal olmak koşuluyla böbrekler için oldukça faydalıymış bunu da denemekte fayda görüyorum. İnsan bedeni ona emanet ve korumakla görevlendirildik. Unutmayın sağlıklı bir beden sağlıklı bir zihin yapısı ile mümkündür okuyun ve uygulayın sağlıklı günler dilerim İclal.

Terlemek baş belası

Yaz sıcaklarında bir de çok terleyen bir insansanız işiniz çok zor çünkü sürekli kıyafet değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Hatta Bodrum travestilerinden bir dostum gibi günde üç kez duş almak zorunda bile olabilirsiniz kimse kötü kokmak istemez. Normalden fazla terleme; yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Üstelik yaz sıcaklarının etkisiyle yaşanan sıkıntı daha da büyüyor. Ancak en etkili çözüm yolu olan botoks tedavisi, bu sorundan uzun süre kurtulmanızı sağlıyor. Aşırı terliyorsanız çaresi var. Terleme insanlarda doğal olarak görülürken, aşırı terleme çok büyük sorunlar yaratabiliyor. Özellikle ter bezlerinin fazla çalışmasına bağlı olarak deri yüzeyine salınan terin artması sonucu, kişide gündelik yaşamı etkileyecek derecede fazla ve rahatsız edici terleme görülebiliyor. Ter miktarı kişiden kişiye göre değişebildiği için aşırı terlemenin tanısı ve değerlendirmesi çoğu kez zordur. Terin salgılanması insanlarda sinir sisteminin çalışması ile doğru orantılı olup, aşırı terleme toplumun yüzde 1′inde karşılaşılan bir sorundur. Aşırı terlemenin en önemli nedenleri arasında; stres, değişik uyaran ilaçlar (insülin), tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinde görülen hastalıklar, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hormonlar yer alır. Sistemik hastalıklardan diyabete, kalp yetmezliğinden karsinoid sendroma kadar pek çok sağlık sorunu da terleme yapabilir. Pratikte en çok görülen terleme şekli; strese bağlı olan ve özellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve daha az olarak da yüz ve kasıkta terleme yapan tiptir. Terleme olan bölgelerde bakteri üremesi kolaylaşacağı için aşırı terleme kokuya da neden olur ve kişinin fiziksel ve sosyal hayatını negatif yönde etkiler. Bu gibi durumlar özellikle ellerde, ayak tabanında, yüzde ve gövdede oluşabilir ve kişinin terlemesi ile stres arasında kısa bir denge oluşur. Stres durumu ile birlikte bu bölgelerde hızlı bir terleme gözlenir. Terleme tedavisine başlamadan önce ilk aşamada terlemenin nedenleri araştırılır. Kişide kilo problemi olup olmadığı incelenir. Uzun süreli geçirdiği herhangi bir rahatsızlık olup olmadığı, menopoz döneminde olup olmadığı, tiroid bezi veya böbrek üstü bezi ile ilgili herhangi bir problemi olup olmadığı araştırılır. Aşırı terliyorsanız mutlaka bir doktora görünmelisiniz Sevgiyle kalın İclal.