Gülmek sadece sana özgü

gül

Gülmek evet sadece insanlara verilmiş çok özel bir yetenektir. Hayvanlardan ve diğer canlılardan bizi ayıran bir özelliğimiz akıl ise diğeri de gülmektir. Gülmek fiil olarak bile insanı mutlu etmeye yetiyorken hele bir de sevdiklerimize, etrafımıza karşı gösterilirse tadından yenmez. Mutlu olmanın yeğane temeli gülmek ile başlar. Sabah uyandığımız anda yüzümüze yerleştirdiğimiz ufak bir tebessüm bütün günümüzün güzel geçmesini sağlayacaktır. Timsahlar gibi ağlamak ikiyüzlü davranmak yerine gülün. Sevdiklerinize gül verin, gül veremiyorsanız gülüverin. Hiçbir zaman kendimle ve dünyamla alay etmeyi unutacak kadar önemli bilge vakur güçlü olmama izin vermeyeceğim. Bu konuda her zaman bir çocuk kalacağım çünkü ancak bir çocuk olarak kalırsam başkalarına tepeden bakamam ve başkalarına tepeden bakmadığım sürece de haddimi bilirim. Dünyaya güleceğim. Gülebildiğim sürece yoksul olmam. Bu o zaman tabiatın en büyük armağanlarından birisidir ve ben bunu artık har vurup harman savuramam. Yalnızca gülerek ve mutlulukla gerçek başarı haline gelebilirim. Emeğimin meyvelerinden yalnızca gülerek ve mutlulukla zevk alabilirim. Gülmeyi çok sevdiği için göbek adını Gül ( Manisa travestileri )  olarak değiştiren Emel gül Emel diyorum ben ona sen hep gül güzel arkadaşım olur mu? Eğer bu böyle olmasaydı başarısız olmak çok daha iyi olmaz mıydı? Başarıdan zevk almak için mutluluğa sahip olmalıyım ve kahkahalar bana hizmet eden odalıklardır. Dünyaya güleceğim. Mutlu olacağım. Başarılı olacağım. Gülmek, beyin hücreleri tarafından salgılanan endorfin ( Beta-endorphin) salgısını artırarak vücudu rahatlatır. Endorfinin öncül maddesi prodinorfin üreten beyin hücreleri nöronlar, birincil olarak hipotalamus’ ta, limbik sistemde ve beyin sapında bulunurlar. Gülmek, zevk almak, zevk duymak durumunun bedensel bir yansımasıdır. Gerçekte insan, zevk aldığı için güler ama siz isterseniz her koşulda gülebilirsiniz. İster içinizden gelerek, ister çevrenize iyi görünmek için, ister zoraki olsun, bu durumların her birinde endorfin salgısı artar. Nasıl gülerseniz gülün sonuç değişmez. Bunu unutmamanız gerekir. Kahkahayla gülmenin insan sağlığı üzerine olan etkisi, bütün kültürler tarafından kabul edilmektedir. Gülmek sadece neşeli olmak için değil, sağlıklı olmak için de koşul olmuştur. Gülmek insana yaşam sevinci verir. Gülün güldürün bu dünyada unutulmayacak olan insanlar etraflarına neşe saçanlar olacaktır. Gülmekten ayrılmayın sevgilerimle İclal.

Bilgelik sensin

bilgelik

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilge olmak için kuralları bilmen gerekiyor başkaları gibi yaşamaya çalışmak seni sadece taklitçi yapacaktır ama asla bilge olmazsın. Önceliğin her zaman kendin olmalı. Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster. Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. Yalnız kalmak sandığın kadar korkunç değil hem bu arada Meral (Marmaris travestileri ) kendini anlama ve tanıma fırsatı bulup hayata bakış açını da değiştirebilirsin. Sen önce ben demeyi öğrenmelisin. Bunu yaparken bencil olmaktan kaçınmalısın bencil insanları kimse sevmez ben de sevmem. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmediğine bakarak kararlarını ver. İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama. Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mı olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır. Sevgiyle kal İclal.

Yalandan kim ölmüş?

yala

Gözünüzün içine bakarak yalan söyleyenlerle muhakkak karşılaşmışınızdır. Söyledikleri yalanları bir de öyle süslerler ki gerçek zannedip onlara inanırsınız. Oysa yalan söylemek bence kul hakkına girmenin en kötü ve en çok kullanılan yoludur. Bir yalancıya denk geldiğinizde bildiğiniz bütün doğrular alt üst olur hayalleriniz yıkılır ve kandırılmanın acısını yaşarsınız. Öyleyse yalancıları ayırt etmenin bir yolunu öğrenmeliyiz. Yalan nasıl anlaşılır bilmek için bu yazıyı okumaya devam edin ve kimsenin sizi kandırmasına izin vermeyin. Eğer birisine ‘Nerede kaldın? diye sorduğunuzda karşınızdaki ‘Markete gittim ve yumurta, süt, şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım’ gibi detaylı olarak bir şeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Çok fazla detay, onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir. Kısa ve net cevapların içinde yalan olmaz. Uzun ve süslü cümlelerden mutlaka yalan bekleyin demiyorum ama şüphelenebilir ve araştırabilirsiniz. Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir. Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir. Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür. Eğer birinin yalan söylediğini anlamak istiyorsan yaptıkları ile anlattıkları arasında tutarsızlık olup olmadığına bakabilirsin. Çok küçük hareketler, mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır. Genellikle ikinci dakikanın yirmi beşinci saniyesinde civarında bir gizli duyguyu anlatır. Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa, gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir. Yaşamda eğer bir seçim yaptıysak sağlam durmak zorundayız. Benim tanıdığım bir yalancılar kralı Marmaris travestilerinden bir dostumu yıllarca kandırmayı başarmış ve hiç birimiz bunu anlamamıştık usta yalancılara karşı her zaman uyanık olmak zorundayız. Ne yazık ki dürüstlük pahalı bir mülk ve herkese nasip olmuyor. Eğer yalanlarla yaşamayı seçerseniz hayattan çok zevk almayabilirsiniz ancak bu her zaman mutsuz olacağınız anlamı taşımaz. Eğer doğrularla yaşamayı seçerseniz hayattan çok fazla memnuniyet duyarsınız ancak bu zaman zaman olumsuz gelişmeler yaşamayacağınız anlamına gelmez. Genel olarak her zaman yalan söylemekten çok güvenilir olmak çok daha iyidir. Yalandan kimse ölmez demeyin yalan insanı içerden öldürür. Dışarıdan yaşadığını sanırsınız ama o artık yaşayan bir ölüdür çünkü güven duygusunu kaybetmiştir. Doğrulardan şaşmayalım sevgiler İclal.

Farkında ol

pozitfi

Hayat yaşamak için oldukça zor dönemleri olan meşakatli bir iş gerektiriyor. Bu yaşam güçsüzler için değil. Bu yaşam güçlü, kararlı, Ne istediğini bilen, kendinden emin olanlar içindir. Bu yaşam, uygun çözümleri, uygun cevapları bulmaya hevesli,bedeli ne olursa olsun, ödemeye hazır bunun için yola çıkmaya yeni keşifler yapmaya istekli varlıklar içindir.Hata yapmaktan herkes kadar korkuyorsun biliyorum ama korkma.Kendi sınırlarını çizip içinde yaşamak sıkmadı mı hala kabuğundan çıkma vaktin geldi de geçiyor.Bilmelisin ki: Ayaklarını yerden kesip suya dalmadıkça, yüzmeyi asla öğrenemezsin. Kendi ayakların üzerinde durmayı öğrenmedikçe asla ruhsal olarak büyüyemezsin. Bunu başarmak için cesur ol mutlak bir güven ve inanç içinde yoluna devam et; Tüm karşı koymalara aldırmadan uygun olduğunu bildiğin her şeyi yap. İç görü ve sezgilerinin yolunu takip et; Ne kadar küçük olursa olsun. İlk adımı isteyerek at. İyileşmeyi ve öğrenmeyi tüm içtenliğinle istersen, mucizeler mutlaka gerçekleşecektir. Pozitif olumlama kitaplarını bu aralar sıklıkla okumaya başladım ve hayata bakış açım değişti. Bu konuda benim idölüm olan İstanbul travestilerinden Ferra dünyanın sınırlarının pozitif düşünce ile aşılacağını ve mutlaka isteklerimizi evrene sunmamız gerektiğini söylüyor aynen katılıyorum. Evrenden isteklerimizi sıralarken makul olmak, mantıklı olmak şartı var ama siz isteyin ve bu uğurda elinizden geleni yapın. Eğer hissettiğiniz gibi olduğunuza inanıyorsanız, hayatınız gerçekten de düşüncelerinizden ve duygularınızdan filizlenir. Olumlamalar veya olumlu cümlelerin tekrar tekrar söylenmesi ruh halinizi çok daha yüksek seviyelere çıkarabilir. Düşüncelerimizi kelimelere dökerek ve daha sonra da niyete çevirerek istediğimiz şeylerin gerçek olmasını destekleyebiliriz. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. Zor zamanların hayatın geçici dönemleri olduğunu fark edin. Eski alışkanlıklarınızı bıraktıkça bunlar da geçecektir. İçinizde bulunan yaratıcı enerjiyle her şeye uyum gösterebilen bir varlık olmanız sizi sürekli yeni ve parlak fikirlere doğru götürüyor. Zor zamanları çok fazla büyütmeden zamana yaymaya çalışın umarım bütün düşünceleriniz istediğiniz şekilde gelişir. Sevgilerimle İclal.

Beyaz lahana ve sağlık

yer-lahanasi

Kış sebzesidir bilirim kokusu da berbattır onu da bilirim ama sağlık deyince şöyle bir düşünmek lazım lahananın sağlığa faydasını da saymakla bitiremeyiz. Toksinleri uzaklaştırma özelliğinin olmasından dolayı beyaz lahana birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaya başlandı. Özellikle alternatif tıp dünyasında yer alan birçok uygulamanın kanunen modern tıp alanında da kabul görmesi lahananın gün geçtikçe daha da ön plana çıkmasına vesile olmaktadır. Bu mucizevi özelliklere sahip olan sebzenin ayrıca romatizma ağrılarına da iyi geldiği bilimsel açıdan kanıtlandı. Lahana sevmem diyenler özellikle de sen Balıkesir travestilerinden Işıl bir daha düşün lahanayı artık tüketmeni şiddetle tavsiye ediyorum bak burada da bitmiyor faydaları sayıyorum not al. Kalp krizi gibi ciddi sıkıntıları da engellediği bilinen beyaz lahananın ayrıca sivilceleri yok ettiği biliniyor. Beyaz lahana ile yapacağınız cilt maskeleri sayesinde özellikle ergenlik döneminde çıkan sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz. Hücre yenileme özelliği olduğu için sivilce lekelerinin de ortadan kalmasına vesile olacaktır. Sivilceleriniz için kozmetik dükkanlarında dünya kadar para vermeyi göze alıyorsanız siz bilirsiniz ama bana sorarsanız kışın pazardan bir büyük lahana almayı deneyin derim. Çorbası, salatası, turşusu, yemeği ve sarması yapılan beyaz lahananın bu kadar yararı olduğu gibi zararı da bulunmaktadır. En büyük zararları arasından aşırı derecede gaz yapması yer alıyor. Ülser gibi mide problemi olan kişiler beyaz lahana tükettikleri zaman midelerindeki yanma oranı artacaktır. Her şeye rağmen lahana tüketmeyi istiyorsanız önce lahanayı haşlayın ve haşlanma sonucunda açığa çıkan suyu dökün. Bu suyu dökmeniz lahananın gaz yapma oranını ciddi derecede düşürecektir. Gastrit ve reflü ciddi bir rahatsızlıktır çeken bilir benim özellikle geç saatlerde ağır yemekler yedikten sonra midem de yanma boğazıma doğru gelen acı su tadı oluyor bu yüzden daha dikkatli oluyorum yiyeceğim şeyleri seçerken siz de öyle yapabilir sağlığınızı koruyabilirsiniz insanın sağlığından daha önemli hiçbir şey yok. Lahananın bir diğer faydası ise hücre yenileme özelliğidir. Lahana çeşitli kürlerde kullanılarak cilt hücrelerinin yenilenmesi ve insanların genç bir görünüme kavuşması adına kullanılmaktadır. Son zamanlarda Avrupa’nın en önde gelen kozmetik firmalarının üretmiş olduğu birçok krem ve losyon içerisinde beyaz lahanaya yer verdiği biliniyor. Lahanaya devam sevgiler dilerim İclal.

Böbrek Sağlığı

böbrek

Böbreklerimiz hani vücudumuzdaki bütün toksin maddelerin atıldığı yer peki bu kadar önemli olan organlarımızın kıymetini biliyor muyuz? Hatırlamakta fayda var, böbrekleriniz bütün gün boyunca, kanınızı atıklardan ve toksinlerden arındırmakla uğraşır. Bu önemli fonksiyonu bir imtiyaz olarak algılamayın; zira sağlığınız ve yaşam kaliteniz buna bağlıdır. Böbreklerimiz bir an bile durmadan çalışmaya devam ederken neler yaparlar bir bakalım. Kanı filtreler, arındırır, fazla tuz ve toksinleri giderir, hormon salınımını tetikler ve tüm bunların sonucu olarak da, kan basıncınız daha iyi şekilde düzenlenmiş olur ve vücudunuz elektrolit dengesine sahip olur. Eminiz ki, siz bu tavsiyeyi daha önce duydunuz. Karbonat, doğal elektrolittir ve kandaki asiditeyi (pH seviyesini) düzenleyicidir. Böbrek rahatsızlığınız varsa, renal asidoz olarak bilinen, asiditenin artarak böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olduğu rahatsızlıktan yakınıyor olmanız çok mümkündür. Karbonatı evinden hiç eksik etmeyen Ankara travestilerinden Bade buzdolabı kokusundan tutun da cilt güzelliği için bile karbonatın faydalarından yararlanıyor. Karbonat ben mucize diyorum işte böbreklerimiz için de karbonat mucizesinden faydalanmak lazım geliyor. Karbonat, asiditeyi engelleyerek, pH dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve ayrıca böbrek taşı oluşumunu engelleyicidir, var olan böbrek taşlarının ise ilerleyerek böbrek fonksiyonlarını bozmasını önlemeye yardımcıdır. Bu sebeple, bir su bardağı suya bir çay kaşığı karbonat ilave ederek bu içeceği haftada en az üç defa tüketmek iyi bir fikirdir. Bildiğiniz üzere, zeytinyağı, oleik asit açısından zengindir ki bu asit de vücuda anti-enflamatuar etki yaparak fayda sağlamaktadır. Zeytinyağı ayrıca, mono doymamış yağlarla doludur ki bu yağlar böbrekler için çok iyidir. Sabahları, bir çorba kaşığı zeytinyağı ile birkaç damla limon suyunu karıştırın ve tüketin. Bu karışım, sizi böbrek taşı oluşumundan koruyacaktır. Gün içerisinde bacaklarınız şişiyor veya idrara çıkmakta zorluk yaşıyorsanız böbreklerinize mutlaka bir baktırın dünyada böbrek rahatsızlığı yaşayanların sayısı hızla artmakta bunu diyaliz merkezlerinin sayısının artmasından da anlayabiliyoruz. Sağlıklı böbrekler sağlıklı bir beden demektir. Elma sirkesi tabi doğal olmak koşuluyla böbrekler için oldukça faydalıymış bunu da denemekte fayda görüyorum. İnsan bedeni ona emanet ve korumakla görevlendirildik. Unutmayın sağlıklı bir beden sağlıklı bir zihin yapısı ile mümkündür okuyun ve uygulayın sağlıklı günler dilerim İclal.

Terlemek baş belası

Yaz sıcaklarında bir de çok terleyen bir insansanız işiniz çok zor çünkü sürekli kıyafet değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Hatta Bodrum travestilerinden bir dostum gibi günde üç kez duş almak zorunda bile olabilirsiniz kimse kötü kokmak istemez. Normalden fazla terleme; yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Üstelik yaz sıcaklarının etkisiyle yaşanan sıkıntı daha da büyüyor. Ancak en etkili çözüm yolu olan botoks tedavisi, bu sorundan uzun süre kurtulmanızı sağlıyor. Aşırı terliyorsanız çaresi var. Terleme insanlarda doğal olarak görülürken, aşırı terleme çok büyük sorunlar yaratabiliyor. Özellikle ter bezlerinin fazla çalışmasına bağlı olarak deri yüzeyine salınan terin artması sonucu, kişide gündelik yaşamı etkileyecek derecede fazla ve rahatsız edici terleme görülebiliyor. Ter miktarı kişiden kişiye göre değişebildiği için aşırı terlemenin tanısı ve değerlendirmesi çoğu kez zordur. Terin salgılanması insanlarda sinir sisteminin çalışması ile doğru orantılı olup, aşırı terleme toplumun yüzde 1′inde karşılaşılan bir sorundur. Aşırı terlemenin en önemli nedenleri arasında; stres, değişik uyaran ilaçlar (insülin), tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinde görülen hastalıklar, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hormonlar yer alır. Sistemik hastalıklardan diyabete, kalp yetmezliğinden karsinoid sendroma kadar pek çok sağlık sorunu da terleme yapabilir. Pratikte en çok görülen terleme şekli; strese bağlı olan ve özellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve daha az olarak da yüz ve kasıkta terleme yapan tiptir. Terleme olan bölgelerde bakteri üremesi kolaylaşacağı için aşırı terleme kokuya da neden olur ve kişinin fiziksel ve sosyal hayatını negatif yönde etkiler. Bu gibi durumlar özellikle ellerde, ayak tabanında, yüzde ve gövdede oluşabilir ve kişinin terlemesi ile stres arasında kısa bir denge oluşur. Stres durumu ile birlikte bu bölgelerde hızlı bir terleme gözlenir. Terleme tedavisine başlamadan önce ilk aşamada terlemenin nedenleri araştırılır. Kişide kilo problemi olup olmadığı incelenir. Uzun süreli geçirdiği herhangi bir rahatsızlık olup olmadığı, menopoz döneminde olup olmadığı, tiroid bezi veya böbrek üstü bezi ile ilgili herhangi bir problemi olup olmadığı araştırılır. Aşırı terliyorsanız mutlaka bir doktora görünmelisiniz Sevgiyle kalın İclal.

Beynin sil tuşu

Birlikten kuvvet doğar. Nöronlar (sinir hücreleri) için de bu geçerli. Nöron hareketliliğiniz ne kadar yoğun olursa, hareketliliğin gerçekleştiği bölgedeki devreler de o kadar güçlenir.Ne kadar çok piyano çalarsanız, yeni bir dili kullanırsanız ve yahut da hokkabazlıkla uğraşırsanız alakalı nöron bağları o kadar güçlenir.Öğrenme yetisi yalnızca nöron bağlarını yapmak ve güçlendirmekten ibaret değil.Yıllardır “öğrenme” konusunun odağı bu olmuştur. Ancak çalışmalar vaziyetin değişik olduğunu gösteriyor. Daha da ehemmiyetlisi daha önceki bağları ortadan kaldırabilme yetimiz ve buna “sinaptik (sinirsel) budama” tecrübe ediyor. Beynimiz her çeşit bitkinin yetiştiği bir bahçe gibidir.Beyninizin bir bahçe olduğunu düşünün. Tabii, çiçek, meyve ya da sebze yetiştirmek yerine “nöron”lar arası sinaptik (sinirsel) irtibatlar yetiştiriyorsunuz. Bu irtibatlarsa dopamin, seratonin (halk arasında mutluluk hormonları olarak bilinirler ancak çeşitli görevleri vardır) ve benzeri nöro-aktarıcıların (kimyevi taşıyıcı/nöro-hormon) hedeflerine erişmelerini sağlar.“Gliya hücreleri (sinir hücrelerinin savunucuları)” beyninizin bahçıvanlarıdır. Belli nöronlar arasındaki sinyalleri hızlandırmak için görev başındadırlar. Kimi diğer gliya hücreleriyse atıklarla uğraşır, zarar veren maddeleri ortadan kaldırır, ölü yaprakları temizler. Beyninizin budamadan mesul bahçıvanlarıysa “mikro-gliyal hücreler”dir. Sinaptik (sinirsel) irtibatlarınızı budarlar. Budamadan mesul bahçıvanımız olan “mikro-gliyal” hücrelerse bu işareti gördükleri vakit, o proteinle birleşip, sinirsel irtibatı yok ediyor. İşte bu şekilde, beyinlerimiz yeni ve daha kuvvetli irtibatlar kurup, bizim için fiziki boşluk oluşturuyor ki daha fazla şey öğrenebilelim. Beynimizin bahçıvanlarını kullanmayı öğrenebilirsek istediğimiz şeyleri unutabiliriz. Mesela ben acı olayları unutmak isterim. Bursa travestilerinden Aslı geçirdiği kazayı unutmak istiyormuş mesela hepimizin unutmak istediği şeyler yok mu mutlaka var. Acılar, kötü hatıralar ve kötü insanlar unutulmaya değerdir. Beyniniz bu irtibatların çoğunu budamaya ihtiyaç duyar zira daha akıcı, randımanlı sinirsel yollar kurması gerekir. İşte bunu uyurken gerçekleştirir. Beyniniz, siz uyurken kendini temizler. Beyin hücreleriniz %60 oranında küçülür ki, gliya hücreleri gereksiz sinirsel irtibatları rahat rahat ortadan kaldırsın. Hiç, güzel bir gece uykusundan uyandığınızda, duru bir zihinle ve hızlıca düşünebildiğinizi fark ettiniz mi? Bunun sebebi gece süresince beyninizde gerçekleşen budama ve temizlik çalışması. Hadi o zaman artık erken yatın uyuyun ki beyin silmeye başlasın Sağlıklı günler dilerim İclal.

Başkalarının hayatını boş ver

Her gün ben dahil hepimiz sosyal medyadan başka insanlar nelere yapıyor diye bakmadan edemez olduk. Dikkatimizi, kendimizin dışında her şeye verir olduk. Kendimizden çok başkalarının hayatıyla ilgilenmeye başladık. Kendi içimize dönmeyip; televizyondaki programlar, yarışmalar ve dizilerle başkalarının hayatlarını izlemeye koyulduk. Ne yazık ki birçok insan, çevrelerindeki insanlara göre kıyaslayarak; kendilerini iyi ya da kötü hissediyor: “Arkadaşım kendine şunu aldı ama ben çok istediğim halde buna sahip değilim ve bu beni mutsuz ediyor…” ya da bir arkadaşımdan duyduğum şekilde: “ Benim sevgilim yok ama en azından, O’nun da yok diyebiliyorum…” Hayat zaten yeterince zor geçiyor bir de bu izlenimlere kapılıp kendimize hayatı dar ediyoruz. Bir başkasının hayatında olanlar ya da olmayanlar sizin yaşamınıza hiçbir şey katmayacağı gibi yaşamınızdan hiçbir şey eksiltmeyecektir de… Televizyondaki insanları izlediğimizde ya da sokakta insanlar gördüğümüzde; “Benden daha güzel” ya da “Benden daha zayıf” gibi düşüncelerin bize bir yararı yok. O halde artık sadece kendimize bakma zamanımız gelmiş de geçiyor bile değil mi? Bakın kendinize aslında ne kadar da güzel bir hayatınız var belki bazen zor anlarda oluyor ama yaşamak güzel. Bunu bana hatırlatan Antalya travestilerinden bir dostumun amansız bir hastalığı yenmesi oldu. Vazgeçmek için her zaman erkendir. Asla kendinizden vazgeçmeyin. Kıyaslama yaptığınız her an, enerjiniz ve gücünüz ciddi bir şekilde düşecektir. İçinizdeki kıskançlık duygusu, diğer olumlu duygu ve düşünceleri de zehirleyecektir. Bir başkasının “kötü” olmasını istediğiniz her an, içinizdeki sevgi sizi biraz daha terk edecektir. Kendimizi bir başkasıyla kıyasladığımız her an  “Kendimi değerli bulmuyorum, kendimi yeterince sevmiyorum ve kendime inanmıyorum” mesajı vermiş oluruz. Artık ben sadece kendimi seveceğim demeliyiz. Haklısınız etrafımızda sevilmeye değer dostlarımız var o zaman onların mutluluğu ve kendi mutluluğumuz için el alemi boş verip sadece sevdiklerimiz ve kendimiz için yaşayalım. Herkesin hayatı ve seçimleri kendi yaşam yolunun, deneyimlerinin bir parçasıdır. Bizim öncelikli görevimiz, kendimize ve kendi gelişimimize odaklanmaktır. Kendimizden başka hiç kimse bizi ileriye götüremez. Biz sadece, kendi hayatımızdan ve gelişimimizden sorumluyuz. Sevgiyle kalın İclal.

Acıyı sevmek olur mu?

Başlığı şarkı adından seçtim ama konumuz şarkılar değil gerçekten acı olan şeyler mesela biber bildiğiniz en acı biberleri düşünün. Yediğinizde ağzınızda deli gibi yanma hissi olan yutamadığınız kadar acı biberleri yiyebilen milyonlarca insan var. Peki nedir onları farklı kılan şey. Ağızlarında demir falan yok merak etmeyin sadece ağzımızda ki tat alma duy organı olan dilimizde farklılar var.Bazı insanlar acı bibere karşı daha dayanıklıdır ve iştahla yer. Bazıları için ise, acı biber yemek bir eziyete dönüşür. İşte acı biber yiyince bedenimizde olanlar. Acı biber yediğimizde ağızda yanma ve sıcaklık hissi oluşur ve aslında bu acı, dokuda bir hasar gerçekleştirmez. Biberdeki kapsaisinin yol açtığı acının etkisiyle, ilgili hücrelere kimyasal sinyaller yollanır. Kapsaisin sudan ziyade yağda çözündüğünden, acı yemeğin ardından su içmek pek işe yaramaz, ama ayran iyi gelir. Çünkü ayran yağ içerir. Ayrandaki yağ, ağzınızdaki kapsaisini temizleyerek acı hissini ortadan kaldırır. Su ise soğukluğundan dolayı ancak geçici bir etki sağlar. Kapsaisin, mikroplara karşı da etkili. Çok acı yiyen insanların bağışıklık sistemi o nedenle çok güçlü olur bakın Doğu Anadolu Bölgesi travestilerine mesela Muş travestilerine kışın incecik kıyafetlerle gezerler benim kadar çok hasta olmazlar. Neden çünkü ben acı yiyemiyorum. Hem genetiğimde yok alışmamışım hem de sanırım dilim onların ki gibi değil.Bunu kanıtlayan bir deney bile yapılmış.Bolivya’daki bir biber türünün bazı bireyleri acı iken bazıları değil. Bunun sebebini merak eden Tewksbury’nin gözüne biberlerde koyu renkli lekeler halinde görünen bir mantar bulaşı çarpıyor. Biberin meyvesini çürüten ve tohumlarını öldüren bu bulaşı dikkatle incelediğinde, acı biberlerdeki oranının, acı olmayanlardakinin ancak yarısı kadar olduğunu görüyor.Yani acı biberlerdeki bir şey, bu asalak mantarın büyümesini önlüyor olmalı, ancak bu şey acaba kapsaisin mi?Bunu anlamak için laboratuvarında bu mantarı yetiştiriyor ve her deneyde daha fazla kapsaisin ekleyerek deneyi tekrarlıyor. Ne kadar kapsaisin eklerse, mantar da büyümekte o kadar zorlanıyor. Yani kapsaisin, asalak mantarın büyümesini engelliyor. Bu da kapsaisinin mikroplara karşı etkili olduğunu gösteriyor. Demek ki neymiş acıyı sevmek lazımmış tabi dayanabilirseniz. Sevgiyle kalın İclal.